EFT
Hayatımız önce düşüncelerimiz, sonra duygularımız, ardından da inanç ve davranışlarımızdan oluşur. Günde ortalama 10 olumsuz düşünce, duygu ve inanç kalıbını duyarak büyüdüğümüzü düşünürsek; 20 yaşına gelindiğinde 73 bin gibi ciddi bir olumsuz kalıp koleksiyonuna sahip oluyoruz. “Yapamazsın, koşma düşersin, sen küçüksün anlamazsın, dokunma bozulur, huysuzsun, yaramazsın, taşa basma hasta olursun, okumazsan adam olmazsın, sakarsın, maymun iştahlısın, şişmansın, öğrenemezsin, beceremezsin…”
Peki, hem bedenimize hem de ruh sağlığımıza zarar veren bu olumsuz düşünce ve duygulardan kurtulmak mümkün mü? Uzmanlar, “Kimse, kendine bilerek zarar vermek istemez. İnsana rahatsızlık veren duygu ve düşüncelerin kaynağı, bilinçaltındadır, yeter ki fark edilsin” görüşünü savunuyor ve “bilinçaltında kendine yer edinen sorunlar çözülürse, daha mutlu olabiliriz” diyorlar. Doğal olarak sorunların çözümü için çeşitli teknikler geliştiriliyor. Son yıllarda sıkça başvurulan tekniklerden birisi ise EFT… Bu teknik ile hangi davranışın altında, hangi düşünce, duygu veya inanç kalıbının yattığı bulunur ve ortadan kaldırılır. Olumsuz kalıplar ortadan kalkınca da kişi özgürleşir, farkındalığı artar ve yaşamını daha sağlıklı, huzurlu ve keyifli sürdürür.
Emotional Freedom Techniques (EFT) ya da Türkçe karşılığı ile “Duygusal Özgürleşme Teknikleri”, kişinin enerji bedeninde oluşmuş duygusal tıkanıklıkların açılmasında kullanılan hızlı ve etkili bir yöntemdir.
Uygulamaların kökeni, binlerce yıllık akupunktur ve akupresur yöntemlerine dayanır. Bugün çok sayıda psikolog ve tıp doktoru çeşitli rahatsızlıkların ortadan kaldırılmasında EFT’den yararlanmaktadır. Herhangi bir yan etkisi olmayan, güvenli bir yöntemdir.
Kolay öğrenilen ve uygulanan, psikoloji, enerji sistemi, teşhis ve tedavi konularında eğitim gerektirmeyen, herkesin uygulayabileceği bir yöntem olan EFT, Reiki ya da meditasyon gibi kendine yardım metotlarından biridir. EFT alternatif tıp yöntemi değildir.
Epilepsi, kişilik ve şizofreni rahatsızlığı olanların EFT kurslarına katılımları önerilmemektedir. EFT’nin bu gibi rahatsızlıklarda terapist ve doktor işbirliği ile kullanılması gerektiği önemle belirtilir.
Dr. Roger Callahan adlı, kırk yılı aşkın deneyimli bir klinik psikolog, doğu tıbbı üzerine yaptığı araştırmalarda kötü anıların, travmaların ve olumsuz deneyimlerin yarattığı düşüncelerin bedenin enerji sistemindeki düzgün akışı olumsuz yönde etkilediğini izlemiş. Yersiz korkuların ve endişelerin tedavisi için yaptığı geniş araştırmalar sonucu meridyenlerin uç noktalarına uygulanan baskıların olumlu sonuçlar verdiğini görmüş, geliştirdiği yöntemi pek çok sayıda hastasına uygulamaya başlamış.
Callahan bu konudaki ilk keşif deneyimini 1980 senesinde yaşamış. Mary adlı, su fobisini tedavi etmeye çalıştığı ve bir buçuk yıldır klasik terapiler ile sonuç alamadığı hastası ile seansta iken, Mary midesinin bulandığını söylediğinde Dr. Callahan incelemekte olduğu konularla ilgili olduğu için, işleyip işlemeyeceğini merak etmiş, mide meridyeninin uç noktası olan gözaltı noktasına hafifçe birkaç kez vurmuş. Mary aniden tüm su fobisinin yok olduğunu söylediğinde, birlikte yakınlarındaki havuza gitmişler ve Mary yüzüne su serpmeye başlamış.
Korkuları, kâbusları, baş ağrıları, hepsi aynı gün tamamen ortadan kalkmış ve bir daha da tekrarlanmamış.
Callahan bu terapi yöntemini geliştirip “Thought Field Therapy: TFT (Düşünce Alanı Terapisi)” adını vermiş. Daha sonra öğrencilerinden olan Gary Craig adlı bir mühendis, bu yöntemleri daha basitleştirip, herkesin kullanabileceği bir teknik haline getirmiş ve “Emotional Freedom Techniques: EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri)” adını vermiştir.
EFT uygulamalarının en belirgin özelliklerine gelince:
Hızlıdır.
Etkili ve kalıcıdır.
Güvenlidir.
Yeni tıkanıklara yol açmaz.
Kolaydır.
Kendi kendine uygulanabilir.
Her tür sorun için uygulanabilir.
Soruna bağlı olarak başarı oranı yüzde 80- 85 arasındadır.